1. This site uses cookies. By continuing to use this site, you are agreeing to our use of cookies. Learn More.

Tuna Kiremitçi Selanikte Sonbahar Romanının Özeti

Konusu 'Kitap ve Dergiler' forumundadır ve mine tarafından 24 Ağustos 2014 başlatılmıştır.

  1. mine

    mine Demirbaşlardan

    Katılım:
    5 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    1.903
    Beğenilen Mesajları:
    106
    Cinsiyet:
    Bayan
    Bulunduğu Yer:
    ankara
    Tuttuğu Takım:
    GALATASARAY
    Selanikte Sonbahar Kitabının İçeriği Tuna Kiremitçi
    Tuna Kiremitçi Tuna Kiremitçi’nin Beklenen Yeni Romanı… Bir ulusun doğmasını engelleyen suikast, o suikaste uğramasa lider olacak bir asker, gerçekleşmesi Ölüm’e bağlı bir aşk... “Fikriye’nin bedenine girmiş ölümün yanına uzandım, ona sarılıp gün boyu bekledim. Sigara içtim bekledim. Tuvalete gidip geldim bekledim. Yeterince beklersem ölüm bedeninden çıkar, Fikriye uyanır diye bekledim. Beklemek beni onun babası yaptı, oğlu yaptı, ölüm benim bekleyişimden dev bir heykel yaptı, ben o heykelin tepesine konan kuş oldum yine bekledim. Asırlar beklemekle geçti, derken bekleyiş de geçti, cümleler büsbütün anlamsızlaşıp anlam kendisini bir kız için vurdu ve ben anladım: Bekleye bekleye onu geri getiremeyecektim.” Yazar Hakkında Tuna Kiremitçi, 1973 yılında Eskişehir’de doğdu. Murat Atılgan, Yunus Emre ve Dumlupınar İlkokulları’nın ardından ilköğrenimini, 10 yaşındayken taşındıkları Ankara’da tamamladı. Tuna Kiremitçi'nin 2002’de çıkan ilk romanı "Git Kendini Çok Sevdirmeden" büyük yankı uyandırdı ve o yılın en önemli edebiyat olaylarından biri kabul edildi. 2003'te ikinci romanı "Bu İşte Bir Yalnızlık Var" ve şiirlerini derlediği "Bazı Şiirler Bazı Şarkılar" yayımlandı. 2005 yılında yayımlanan "Yolda Üç Kişi", 2007 tarihli "Dualar Kalıcıdır" ve 2009 tarihli "Küçüğe Bir Dondurma" adlı romanları da geniş bir okuyucu kitlesiyle buluşmuştur. Genellikle sıradan insanların trajedilerini, günümüz toplumundaki kadın-erkek ilişkilerinin açmazlarını ve yaşlanmanın melankolisini hüzünlü, yer yer de gülümseten bir anlatımla işlediği romanları, Profesör Gürsel Aytaç tarafından Türk edebiyatında "romantik ironi" örnekleri olarak değerlendirilmiştir (Hürriyet Gösteri; Temmuz-Ağustos 2005).
     

Sayfayı Paylaş